The Many Faces of Cindy Sherman: The Self-Portrait Artist Launches Makeup Line With MAC Cosmetics

Cindy Sherman, the self-described “anonymous” self-portrait artist known for portraying the likes of Marilyn Monroe and Marie Antoinette with an extra emphasis on their class and gender, is putting one of her assorted talents to use in a makeup line with MAC Cosmetics, set to debut September 29. Sherman takes on multiple roles when creating her art, acting as a photographer, makeup artist, hairstylist, and costume designer to form a one-woman photo-shoot team. As the face of the Cindy Sherman for MAC campaign, she styled herself using new colors that she developed with the company to portray three very distinct characters: a circus clown with DayGlo features, an ’80s upper-crust, fur coat-clad diva, and a fairy-like suburban housewife with an eerily puckish expression. MAC has collaborated with other artists in the past, having used French street artist Fafi’s signature sassy caricatures in a 2008 limited edition collection. Sherman, whose photo “Untitled #13” (1981) holds the record for the most expensive photograph sold at auction ($3.89 million at Christie’s this year), will also be showing her work at an upcoming MoMA retrospective in early 2012.

(Source: artinfo.com)

Evli, Üç Erkekle
Şükran Moral’ın Evli, Üç Erkekle performansı, adından da anlaşılacağı gibi sanatçının üç erkekle evlenmesini ve yörenin tüm geleneklerinin -çoğunu tersine çevirerek- yerine getirildiği bir düğün merasimini içerir. 2010 yılında Mardin’de gerçekleştirilen performansın videosu da aynı yıl düzenlenen Contemporary İstanbul sanat fuarında sergilenmiştir. 

Evli, Üç Erkekle

Şükran Moral’ın Evli, Üç Erkekle performansı, adından da anlaşılacağı gibi sanatçının üç erkekle evlenmesini ve yörenin tüm geleneklerinin -çoğunu tersine çevirerek- yerine getirildiği bir düğün merasimini içerir. 2010 yılında Mardin’de gerçekleştirilen performansın videosu da aynı yıl düzenlenen Contemporary İstanbul sanat fuarında sergilenmiştir. 

Vagina Painting
Japon sanatçı Shigeko Kubota, Jason Pollock’un o dönemde takdirle karşılanan performatif resim yapma sürecini maskülen bir güç gösterisi olarak tanımlamıştır.  Kubota, bu durumun karşı tezini oluşturmak için vajinasının içine boyaya batırılmış bir fırça yerleştirir ve çömelerek vajinasının içindeki fırçanın yerdeki kağıda temas etmesini sağlar. 1965 yılında New York’taki Perpetual Fluxus Festival’de gerçekleştirilen Vagina Painting isimli bu performans, kadın sanatçıların kendi bedenlerini kullanarak varlıklarını ortaya koyuşlarının ilk ve en başarılı örneklerinden biridir

Vagina Painting

Japon sanatçı Shigeko Kubota, Jason Pollock’un o dönemde takdirle karşılanan performatif resim yapma sürecini maskülen bir güç gösterisi olarak tanımlamıştır.  Kubota, bu durumun karşı tezini oluşturmak için vajinasının içine boyaya batırılmış bir fırça yerleştirir ve çömelerek vajinasının içindeki fırçanın yerdeki kağıda temas etmesini sağlar. 1965 yılında New York’taki Perpetual Fluxus Festival’de gerçekleştirilen Vagina Painting isimli bu performans, kadın sanatçıların kendi bedenlerini kullanarak varlıklarını ortaya koyuşlarının ilk ve en başarılı örneklerinden biridir

xoxothemag:

Bu yaz sanatsal olarak cepte hiç cephane olmayacak mı diye kederlere boğulmuşken dört yandan gelen haberler tamamen yanıldığımızı gösteriyor. Rodeo ekibi dehala iş başında. Odd Time Beat adlı karma sergi 30 Haziran’da açılıyor ve 29 Temmuz’a kadar açık kalacak. Ziad Antar, Athanasios Argianas,…

(Source: xoxothemag)

Haydi bir kaset koy da şöyle bir neşelenelim Semra Hanım!

İtalyan fütürist ressam ve besteci Luigi Russolo (1885 – 1947) gönlünü gürültü sanatına kaptırmış. Gürültü Sanatı Manifestosu'nu (Tam adıyla: The Art of Noise, Futurist Manifesto) 1913 yılında yazan ve bugünkü noise/elektronik müziğin yalvaçlarından biri olan Russolo, videoda görülen Intonarumori isimli gürültü makinasının/enstrümanının da mucidi.


Crema- Nezaket Ekici, 2004

"For Heaven’s Sake" Damien’cığım!
Damien Hirst’ün For The Love of God’ın yeni bir versiyonunu yarattığını ve bu sefer bir bebek kafatasına pembe ve beyaz pırlantalar dizdiğini daha önce söylemiştim. Hatırlamayanları şöyle alalım: http://stabildiskotopu.tumblr.com/post/2516973951/bir-sanat-nesnesi-olarak-bebek-kafatas-damien Beklenen gün geldi ve Gagosian Gallery’nin Hong Kong’daki yeni mekanının ilk sergisi olan Forgotten Promises 18 Ocak’ta açıldı. Hirst’ün bu yeni işini kınayan ve sanatçıyı duyarsızlıkla suçlayan bir grup İngiliz, bu işin bebeklerini kaybetmiş olan aileler için acı verici olabileceğini söylemiş. Hirst ise verdiği röportajlarda işinin ölümü değil hayatı ve hayatın mucizelerini simgelediğini söylüyor.
Meraklısına not: Sergide, For Heaven’s Sake isimli bu sansasyonel işin dışında ağırlık Hirst’ün kelebek serilerinde. 
 
For Heaven’s Sake, 2008Platinum and pink diamonds3 5/16 x 3 5/16 x 3 7/8 inches (8.5 x 8.5 x 10 cm)

"For Heaven’s Sake" Damien’cığım!

Damien Hirst’ün For The Love of God’ın yeni bir versiyonunu yarattığını ve bu sefer bir bebek kafatasına pembe ve beyaz pırlantalar dizdiğini daha önce söylemiştim. Hatırlamayanları şöyle alalım: http://stabildiskotopu.tumblr.com/post/2516973951/bir-sanat-nesnesi-olarak-bebek-kafatas-damien Beklenen gün geldi ve Gagosian Gallery’nin Hong Kong’daki yeni mekanının ilk sergisi olan Forgotten Promises 18 Ocak’ta açıldı. Hirst’ün bu yeni işini kınayan ve sanatçıyı duyarsızlıkla suçlayan bir grup İngiliz, bu işin bebeklerini kaybetmiş olan aileler için acı verici olabileceğini söylemiş. Hirst ise verdiği röportajlarda işinin ölümü değil hayatı ve hayatın mucizelerini simgelediğini söylüyor.

Meraklısına not: Sergide, For Heaven’s Sake isimli bu sansasyonel işin dışında ağırlık Hirst’ün kelebek serilerinde. 

 

For Heaven’s Sake, 2008
Platinum and pink diamonds
3 5/16 x 3 5/16 x 3 7/8 inches (8.5 x 8.5 x 10 cm)

Tags: Damien Hirst

Şiirlerin en güzeli.

Bordello
Şükran Moral, 1997 yılında gerçekleştirdiği Bordello isimli performansında Karaköy Yüksek Kaldırım’daki bir genelevde kadını kılığında girer. Hiçbir güvenlik önlemi ya da hazırlık olmadan gerçekleştirdiği bu performansında Moral, Türk sanat tarihi için yine bir ilke imza atar kuşkusuz. Sanatçı olarak kendisini büyük bir tehlikenin içine atar. Sanat tarihi boyunca alışılagelmiş “estetik obje olarak sergilenen kadın” imgesini tersyüz ederken, ona bakan izleyiciyi de bu kez, bir “sanat yapıtı”na baktığından habersiz bir gruptan seçer ve performans sonrası oluşturulan videoda onları da sergiler. Şükran Moral, performans sırasında zaman zaman “Satılık” yazan bir kağıt tutar elinde. Binanın kapısında ise yine sanatçı tarafından yerleştirilmiş bir diğer yazı vardır: “Modern Sanatlar Müzesi”.
2006 yılında sanatçının Proje 4L (Şimdiki adıyla Elgiz Çağdaş Sanatlar Müzesi)’de açtığı sergide Leyla ile Mecnun ve Bordello videoları gösterilir. Moral, serginin açılışında, Bordello’daki hayat kadını kostümünü giyip, sarı peruğunu takıp izleyicilerin karşısına geçer. Dokuz yıl önce genelevde yaptığını şimdi müzede yapmaktadır. Müzeyi genelevle özdeşleştiren Moral, bu performansın ardından şöyle konuşur: “Bordello’daki seyirci “genelev müşterisi”, müzedeki ise “sanat müşterisi”. İkisi de bakıyor. Biri cinsel ihtiyaç ve hemen tüketme isteği duyuyor. Ama aslında müzedeki seyirci de tüketen bir seyirci. Böylece kendilerini eleştirmiş oluyorlar. Sonuçta gerçek eylemi müzeye gelip performansı izleyenler yapmış oluyor.”

Bordello

Şükran Moral, 1997 yılında gerçekleştirdiği Bordello isimli performansında Karaköy Yüksek Kaldırım’daki bir genelevde kadını kılığında girer. Hiçbir güvenlik önlemi ya da hazırlık olmadan gerçekleştirdiği bu performansında Moral, Türk sanat tarihi için yine bir ilke imza atar kuşkusuz. Sanatçı olarak kendisini büyük bir tehlikenin içine atar. Sanat tarihi boyunca alışılagelmiş “estetik obje olarak sergilenen kadın” imgesini tersyüz ederken, ona bakan izleyiciyi de bu kez, bir “sanat yapıtı”na baktığından habersiz bir gruptan seçer ve performans sonrası oluşturulan videoda onları da sergiler. Şükran Moral, performans sırasında zaman zaman “Satılık” yazan bir kağıt tutar elinde. Binanın kapısında ise yine sanatçı tarafından yerleştirilmiş bir diğer yazı vardır: “Modern Sanatlar Müzesi”.

2006 yılında sanatçının Proje 4L (Şimdiki adıyla Elgiz Çağdaş Sanatlar Müzesi)’de açtığı sergide Leyla ile Mecnun ve Bordello videoları gösterilir. Moral, serginin açılışında, Bordello’daki hayat kadını kostümünü giyip, sarı peruğunu takıp izleyicilerin karşısına geçer. Dokuz yıl önce genelevde yaptığını şimdi müzede yapmaktadır. Müzeyi genelevle özdeşleştiren Moral, bu performansın ardından şöyle konuşur: “Bordello’daki seyirci “genelev müşterisi”, müzedeki ise “sanat müşterisi”. İkisi de bakıyor. Biri cinsel ihtiyaç ve hemen tüketme isteği duyuyor. Ama aslında müzedeki seyirci de tüketen bir seyirci. Böylece kendilerini eleştirmiş oluyorlar. Sonuçta gerçek eylemi müzeye gelip performansı izleyenler yapmış oluyor.”

Louis Bourgeois
Bazen melankolik bazen öfkeli ama hep güçlü.

Louis Bourgeois

Bazen melankolik bazen öfkeli ama hep güçlü.